ISSN: 1305-385X Hakkında: Özel sayılar şeklinde yayınlanır.
|
|
|
Aort Yetmezliği
Dr. Niyazi GÜLER,a Dr. Cenap ÖZKARAb
aKardiyoloji AD, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi, VANbKalp Damar Cerrahisi Kliniği, Çorlu Şifa Hastanesi, TEKİRDAĞ Aort yetmezliği (AY) leafletlerin ve/veya onları destekleyen yapıların anormalliğine bağlı olarak koaptasyon kusuru sonucu gelişir. Akut AY en sık olarak bakteriyel endokardit, aort diseksiyonu, künt göğüs travması ile oluşur. Şiddetli pulmoner ödem ve hipotansiyon gelişebildiğinden akut AY acil cerrahi müdahale gerektirir. Kronik ciddi AY de kombine volüm ve basınç yüklenmesi oluşmaktadır. biküspit aort kapak ve diğer konjenital anomaliler, aterosklerotik dejenerasyon, infektif endokardit, römatik kalp hastalığı, konnektif doku veya inflamatuar hastalıklar, antifosfolipid sendrom ve anorectic ilaçların kullanımı gibi bir çok hastalık leafletleri bozabilir. Kronik ciddi AY’de, artmış stroke volümü ve sistolik hipertansiyon bir çok ilginç fizik muayane bulgusuna neden olmaktadır. AY’nin değerlendirilmesinde en önemli tanı yöntemi ekokardiyografidir. Aort kök ve leafletlerinin değerlendirilmesi, AY’nin varlığı ve şiddetinin belirlenmesi, sol ventrikül (SV) çap ve fonksiyonlarının ölçülmesini sağlar. Kronik ciddi AY’li olguların çoğu SV fonksiyonlarını korumakta ve semptomsuz kalmaktadırlar. Diğer bir kontrendikasyon ve ko-morbid durum yoksa, semptomatik olgular cerrahiye verilmelidir. Geri dönüşümsüz SV disfonksiyonu gelişmeden önce semptomsuz hastaların ne zaman opere olacağı ise önemli bir sorundur. Ejeksiyon fraksiyonu %55’in üstünde, SV sistol sonu çapı 55 mm’yi geçmeyen olgularda sonuçlar daha iyi bulunmuştur. Bu 55 kuralı olarak bilinmektedir. Başlıca vazodilatörler ile yapılan medikal tedavideki amaç, sistolik hipertansiyonu azaltmak ve asemptomatik olgularda SV disfonksiyon gelişmesinin geciktirilmesidir.Anahtar Kelimeler: Aort yetmezliği, tanı, tedaviTurkiye Klinikleri J Int Med Sci 2006, 2(15):35-38
|
|
|
|
|